Tem
4th

Dünyada kişisel bilgisayar kullanıcısı sayısı 1 milyarı geçti. Bu yıl 180 milyondan fazla bilgisayarın yenilenmesi beklenirken, bunlardan 35 milyonunun ise çöpe atılacağı tahmin ediliyor.

Files under Bilim | Leave a Comment

Araştırma firması Gartner’e göre, gelişmekte olan ülkelerdeki güçlü büyümeyle birlikte 2014 yılı başında kişisel bilgisayar kullanıcısı sayısı da ikiye katlanacak.

Gelişmiş ekonomiler kişisel bilgisayar kullanan ilk bir milyarın yüzde 58’ini oluştururken, ikinci bir milyarda ise kişisel bilgisayar kullanıcılarının sadece yüzde 30’unu temsil edecek.

Gartner, bazıları farklı kanallarla ikinci sahiplerine satılmak, bazıları kullanılmaz hale gelmek ve geri dönüşüme tabi tutulmak, birçoğu ise çöpe atılmak kaydıyla bu yıl 180 milyondan fazla bilgisayarın yenilenmesini beklediğini bildirdi.

Firma uzmanı Meike Escherich, 35 milyon bilgisayarın çöpe atılacağını tahmin ettiklerini belirtti.

Tem
4th

Nötrinoların inceleneceği denizaltındaki ilk teleskop olan Antares’in, bu ay başında işlemeye başladığı bildirildi.

Files under Bilim | Leave a Comment

Strasbourg kentindeki ulusal bilimsel araştırma merkezinden yapılan açıklamada, ülkenin güneyindeki Toulon kenti açıklarında 2 bin 500 metre derinlikte 1996 yılında başlanan teleskobun inşasının, son 2 alıcı hattının da yerleştirilmesiyle bu ay başında sona erdiği kaydedildi. Şu anda, Antares’in deniz dibinde 4 futbol alanı büyüklüğündeki bir alanda 12 hattının dikildiği ve bu hatların 900 optik modülünün karanlık deniz dibinde nötrinoları incelediği belirtildi.

Tem
4th

NASA’nın bir ay önce Mars’a gönderdiği ve gezegen üzerindeki araştırmalarını sürdüren Phoenix uzay aracı, Mars toprağının tuzlu ve Dünya üzerindeki toprağa benzer bir yapısı olduğunu tespit etti.

Files under Bilim | Leave a Comment

NASA’nın bir ay önce Mars’a gönderdiği ve gezegen üzerindeki araştırmalarını sürdüren Phoenix uzay aracı, Mars toprağının tuzlu ve Dünya üzerindeki toprağa benzer bir yapısı olduğunu tespit etti.

Bilimadamları, son bulguların, Mars üzerinde ilkel yaşam formları gelişmesine uygun koşulların olabileceği yönündeki umutları artırdığını kaydetti.

Mars araştırmalarını yürüten ekipten Tufts Üniversitesi uzmanı Samuel Kounaves, Mars toprağının yapısının “zehirli” olduğu yolunda bir veriye rastlanmadığını, aksine yaşam formlarının gelişmesine uygun göründüğünü söyledi.

Geçen hafta, yüzeyin altında buz olduğu yolunda kanıtlar bulan uzay aracı Phoenix, Mars yüzeyinde şu ana kadar, canlı varlıkların temel yapı maddesi olan “organik karbon” tespit etmedi.

Karbon içermeyen mineralleri belirlemek için planlanan son deneyin sonucunda Mars toprağının, magnezyum, sodyum, potasyum ve klorür içerdiği belirlendi.

Kounaves, Dünya’daki içinde hiç organik madde bulunmayan toprak çeşidinin de benzer özellikler taşıdığını, bazı bitkilerin böyle bir ortamda yetiştirilebildiğini ve bazı bakterilerin de büyüyebildiğini kaydetti.

Uzmanlar, Mars toprağındaki minerallerin yaşam formlarını destekleyebileceğini söylemek için yine de çok erken olduğunu belirtiyor.

Tem
4th

Bilimsel çalışmalarıyla astronomi alanında Türkiye’de önemli projelere imza atan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’ne (TUG), binası ve alıcılarıyla 2 milyon dolar değerinde iki yeni teleskop kurulacak.

Files under Bilim | Leave a Comment

Bilimsel çalışmalarıyla astronomi alanında Türkiye’de önemli projelere imza atan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’ne (TUG), binası ve alıcılarıyla 2 milyon dolar değerinde iki yeni teleskop kurulacak.
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Müdürü Prof.Dr. Zeki Eker, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin kuruluşundan bu yana Türk bilim adamlarının yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen araştırmacılara da proje desteği verdiğini belirtti.

Merkezin, Türkiye’de astronomi çalışmaları yapan az sayıdaki kuruluştan biri olduğuna dikkati çeken Eker, bilimsel gözlemler yaparken karşılaştıkları önemli sorunlardan birinin ışık kirliliği olduğunu söyledi.

Antalya’ya kuş uçuşu 35 kilometre uzaklıkta bulunan TÜBİTAK Gözlemevindeki bazı çalışmaların kent merkezinden gökyüzüne yayılan ışıklar nedeniyle bilimsel duyarlılık ve değerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Eker, oteller başta olmak üzere kent merkezlerindeki gereksiz ışık donanımlarının yanı sıra eğlence merkezlerinden gökyüzüne salınan lazerlerin çalışmalara zarar verdiğini kaydetti.

Eker, “Bu ışıklar, teleskoplarla inceleme yapılan gökyüzüne suni ışık katıyor. Bu güçlü şehir ışıkları, gökyüzünde göze daha sönük görünen yıldızların görünmesini engelliyor. Bu da zaman zaman bilimsel çalışmalarımızı sekteye uğratıyor” dedi.

“GÜCÜ AZALTILMIŞ IŞIK TERCİH EDİLMELİ”
Şehir merkezindeki tesislerin ışık kullanmasına karşı olmadıklarını, ancak yönü aşağıya çevrilmiş ve gücü azaltılmış ışıkların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Eker, “Bu konuyu ekonomik yönden ele alırsak gökyüzüne kaçan ışık, gökyüzüne savrulan para demektir. Antalya’da ışık kirliliğini önlersek yüzde 30 oranında enerji tasarrufu sağlamış oluruz” diye konuştu.

Eker, ışık kirliliğinin önüne geçilmesi durumunda hem enerji israfının azalacağını hem ekolojik çevrenin zarar görmesinin engelleneceğini ve hem de bilimsel çalışmaların daha duyarlı, anlamlı ve verimli yapılmasının sağlanacağını vurguladı.

Yaşanılan sorunlar nedeniyle ilgili kurumlar tarafından hazırlanan Elektrik Dış Aydınlatma Yönetmelik Yasa Taslağının meclis gündemine gelmesi gerektiğini de ifade eden Eker, böylelikle, başta Antalya olmak üzere birçok kentte gereksiz enerji kullanımının sona ereceğini, önemli miktarda enerji tasarrufu sağlanacağını ve bilimsel çalışmalara uygun gökyüzünün ortaya çıkmasının yanında insanların şiirlere konu olan mehtap, samanyolu ve yıldızlar gibi kavramlara tekrar kavuşabileceklerini söyledi.

İKİ YENİ TELESKOP
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’ne DPT projeleri ile alınan 0.6 ve 1 metre ayna çaplı tam otomatik ve robotik özelliklere sahip T-60 ve T-100 teleskoplarının ABD’de imalatlarının bitmek üzere olduğunu bildiren Prof. Zeki Eker, kendi kendine veya internet bağlantısıyla koordinatlar girilerek kullanılabilecek özellikteki teleskoplardan T-60’ın Ağustos ayı içinde TUG’a kurulacağını ve test gözlemlerinin başlayabileceğini belirtti.

T-100’ün yapımının yıl sonunda tamamlanacağını ve önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ifade eden Eker, bu teleskopların gözlemevi bünyesine katılmasıyla TUG’un dört önemli teleskoba sahip olacağını belirtti.

Yeni teleskoplarla Türk bilim adamlarının gözlem olanaklarının artacağını vurgulayan Eker, teleskopların 2 milyon dolara mal olduğu bildirdi.

ANTALYA’YA GÖKYÜZÜ SİNEMASI
Antalya’ya gökyüzü sineması olarak da adlandırılabilecek bir projenin hazırlıklarını yaptıklarını da belirten Eker, şöyle konuştu:
“Bir kubbe ekran, merkezinde özel projeksiyon sistemi ve ses düzeneği olan planeteryumlarda binlerce yılda gerçekleşen gök olayları canlandırılabildiği gibi, ay ve güneş tutulmaları, uzay gemisi içinde gezegenlere, galaksilere yolculuk görsel olarak canlandırılabilmektedir. Benzer şekilde planetaryumlar sadece gökyüzünde değil, atom, ve molekül sistemlerinin içlerine seyahat gibi bilimsel olayları da görsel hale getirebilme özelliğine sahiptir.”

Antalya’ya da planetaryum kurulması için hazırlanan projenin hayata geçirilmesi için Antalya Valisi Alaadin Yüksel’in destek verdiğini de kaydeden Eker, projenin hayata geçirilebilmesi için belirli bir bütçeye sahip olunması gerektiğini sözlerine ekledi.

May
23rd

Türk dahiden dünyayı sarsacak buluş

Files under Bilim | Leave a Comment

Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Bayram Bütün, organik kimya ve nanoteknoloji kullanarak yeni nesil görüntüleme sistemlerinde kullanılabilecek geleceğin teknolojisini üretti.

Dünya optoelektronik teknolojisinde yeni bir çığır açması beklenen teknoloji ile yeni nesil DVD, LCD, cep telefonu ekranı, dijital fotoğraf makinesi gibi görüntü cihazlarında ve sağlıkta kullanılan görüntüleme teknolojilerinde milyonlarca renk çok daha ucuza ve yüksek kaliteyle elde edilebilir hale geldi.

Üniversitenin Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora öğrencisi Bayram Bütün, Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programları kapsamında olan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen nanoteknoloji çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Doktora çalışmalarını Descartes ödüllü bilim adamı, Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ekmel Özbay’ın danışmanlığında Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi‘nde (NANOTAM) sürdürdüğünü kaydeden Bütün, çalışmalarının özellikle kolay erişilebilir ve işe yarar nanoteknoloji geliştirmek üzerine odaklandığını belirtti.

Bayram Bütün, yeni geliştirdikleri nanoboyutlarda ışık kaynakları üzerine yaptıkları çalışmaları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Geleneksel olarak lazerlerin ve LED’lerin çalışma dalga boyları bu ışık kaynaklarının yapıldığı malzeme olan yarı-iletkenlerin özellikleri ile sınırlıdır. Bu nedenle her farklı renkte çalışacak olan lazer için farklı bir yarı iletken kullanmak gerekir. Bu da farklı renklerde çalışması gereken lazerlerin maliyetlerinin çok yükselmesine neden olur. Farklı renk elde etmenin en ucuz yolu ışık yayan sentetik organik polimerler kullanmaktır. Ama bu malzemelerden elektrik akımı çok zor geçtiği için yüksek kalitede ışık kaynağı yapmak mümkün değildir.”

Bütün, NANOTAM’da Prof. Dr. Özbay başkanlığında yürüttüğü çalışması ile sentetik polimerler kullanarak nanoteknoloji temelli yüksek kalitede ışık kaynağı üreten organik lazer teknolojisini geliştirdiğini ifade ederek, “Bu teknoloji ile çok daha ucuza görüntü cihazı yapmanın yolu açıldı” diye konuştu.